ECRİMİSİL DAVASI
Ecrimisil; hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği tazminattır. Haksız işgalcinin, şeyi mutlaka malikten alması gerekmez örneğin kiracıdan da alabilir. Şeyi haksız işgal edilen tarafın, yasadan doğan hak sahipliği olması yeterlidir. Diğer bir adı da haksız işgal tazminatı olan ecrimisil, haksız eylem niteliğindedir.
Uygulamada ortaya çıkan ecrimisil davaları, kaynağını Türk Medeni Kanunu madde 995'ten almaktadır. Buna göre; "İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır."
Ecrimisil davaları genellikle taşınmazlara yönelik açılsa da dava konusu taşınır, taşınmaz, mal veya hak olabilir.
Haksız işgalcinin baştan itibaren kötü niyetli olmasına gerek yoktur. Dava konusu şeyi, baştan iyi niyetli almıştır ama sonradan iyi niyeti bozuldu ise bu andan itibaren ecrimisil talep edilebilecektir.
Ecrimisil alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Yani ecrimisil davası açıldığında geriye doğru son 5 yılın ecrimisil alacağını talep edebiliriz. Örneğin; muris muvazası nedeniyle tapu iptal ve tescil davalarında, davanın kabulüne hükmedildiği takdirde murisin ölüm anından itibaren -5 yıllık zamanaşımına uymak kaydı ile- haksız işgalcilerden ecrimisil talebinde bulunulabilir.
ECRİMİSİL DAVASININ ŞARTLARI
- Dava konusu şeye yönelik haksız bir işgalin varlığı
Haksız işgal, başkasına ait bir malı haksız olarak, yani hiçbir hukuki gerekçeye dayanmaksızın kullanarak o maldan yararlanmaktır. Haksız işgalci; mülkiyet, sınırlı ayni hak veya kira sözleşmesi vs gibi hiçbir sözleşme ilişkisi olmaksızın o şeyi kullanan kişi olup hak sahibinin rızası olmaksızın zilyetliği elde etmiş olacaktır. Dolayısıyla haksız işgalin varlığı için hak sahibinin rızasının olmaması gerekir.
- İşgal edenin kötüniyetli olması
Haksız işgalci, işgal ettiği şeyde hakkı olmadığını bilmeli veya gerekli dikkat ve özeni gösterse idi bilecek olmalıdır.
- İntifadan (Kullanım) Men Şartı
Hak sahibi, haksız işgalcinin kullanımına rızasının olmadığını belirtmelidir. İntifadan men bir dava şartı olduğundan haksız işgalci intifadan men edilmedi ise ecrimisil davası usulden reddedilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 E., 2002/114 K. sayılı ilamına göre intifadan men şartının yerine getirildiği her türlü delille (tanık vs) ispat edilebilir. Haksız işgalci birçok yolla intifadan men edilebilir. Örneğin ihtarname yoluyla intifadan men edilebileceği gibi haber gönderme şeklinde de olabilir. Ayrıca dava konusunun ecrimisil istenen taşınmaz olduğu taksim davası, tapu iptali ve tescili davası, aidiyetin tespiti davası vs var ise artık haksız işgalci, kendiliğinden intifadan men edilmiş olacaktır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus; hak sahibinin uzun süre sessiz kaldığı hallerde Yargıtay artık ecrimisil istemenin kötü niyetli olacağına hükmettiğinden haksız işgalciyi intifadan men etmenin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır.
Yargı kararlarıyla intifadan men şartının birkaç istisnası ortaya çıkmıştır. Bunlar;
- Davaya konu taşınmazın kamu malı olması,
- Ecrimisil istenen taşınmazın doğal ürün veren (meyve vs) ya da kiraya verilerek (konut, işyeri) hukuksal semere elde edilen yerlerden olması,
- Paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi,
- Paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması,
- Davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, intifadan men şartı aranmaz.
Örneğin; muris ölmeden önce taşınmazı kiraladı, vefat ettikten sonra ise mirasçılardan biri kiranın tümünü almaya devam ediyor. Bu durumda intifadan men şartı aranmaksızın ecrimisil davası açılabilir. Ancak belirtmekte fayda vardır ki, burada vekaletsiz iş görme bağlamında dava açmak daha yararlı olacaktır zira vekaletsiz iş görmede zamanaşımı 10 yıldır.
GÖREVLİ MAHKEME
Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
Ancak istisnası mevcuttur. Örneğin; boşanma ilamıyla birlikte onaylanan boşanma protokolünde "şu tarihte üzerime kayıtlı şu taşınmazı devredeceğim" şeklinde madde koyulduğu takdirde belirtilen tarihten sonra teslim etmedi ise artık kullanım haksız işgal niteliğinde olacağından ecrimisil talep etme hakkı doğmaktadır. Ancak bu talep Aile Mahkemesi'nde ifa davası şeklinde talep edilmektedir. İdare tarafından düzenlenen ecrimisil ihtarnamesinin iptaline ilişkin davalarda görevli mahkeme İdare Mahkemesi'dir.
ECRİMİSİLİN KAPSAMI
Haksız işgalin karşılığı olan tazminat geniş yorumlanmalıdır. Konuya ilişkin Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E. 2018/15176 - K. 2018/20040 - T. 12.12.2018 sayılı emsal karara göre; "...Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Öte yandan; ecrimisile hükmedilebilmesi için, taşınmazdan davacı tarafın ne şekilde ekonomik gelir elde ettiği hususunun ispatı zorunlu olmadığı gibi haksız olarak kullanılan taşınmazın ekonomik tahsis amacı itibariyle gelir getirmeye özgülenmemiş olması dahi sonuca etkili değildir..."